Try Ne Demek? Try İle İlgili Bilinmesi Gerekenler
Eylül 1, 2024
İngilizcede “try” kelimesi en sık kullanılan kelimelerden biridir. Genellikle yapmaya çalıştığın bir şeyi ifade eder. Öte yandan kişinin daha önce yapmadığı bir şeyi denemekte olduğunu veya başarısızlık olasılığının olduğunu da ima eder.
Günlük yaşamımızda “try” kelimesini çeşitli şekillerde kullanırız. Örneğin, “bugün çok fazla ödevim var, oturup sadece bunları bitirmeye çalışacağım” deriz. Ya da “akşam yemeği için bcu yeni restoranı deneyeceğim” deriz. Gördüğün gibi genelde üzerinde çalıştığın ya da yeni denemekte olduğun şeyler için kullanılır.
“Try” kelimesinin ilginç olan yanlarından biri, genellikle belirsizlik veya riski ima etmesidir. “Bu şeyi yapmaya çalışacağım” demek, başarısızlık olasılığının olduğunu anlamına gelir. Bu aynı zamanda başarısızlık durumunu kabullenmek zorunda olduğunu da ima eder.
“Try” kelimesi aynı zamanda çalışma ve çaba göstermeye yöneliktir bir anlamı da ifade eder. “Çalışmaya çalışacağım” demek, hedeflerine ulaşmak için gereken çalışmayı ve çabayı göstermeye hazır olduğun anlamına gelir. Bu, zor zorluklarla karşılaştığında veya direnç ve kararlılık gerektiren görevleri tamamlamaya çalıştığında özellikle önemlidir.
Open English ile Her Kelimeyi Ayrıntısıyla Öğren!
İngilizce her kelimeyi okuyup akılda tutmak bazen zor olabilir. Dolayısıyla günlük hayatta kullanım konusunda yetersiz olma hissiyle karşı karşıya kalabilirsin. Ama bunun için üzülme çünkü online İngilizce kursu Open English de tam sana göre eğitim kursları var.
Eğer İngilizcem var ama geliştirmek istiyorum diyorsan Open English ile ana dili ingilizce olan öğretmenlerden konuşma, dil bilgisi, yazma ve dinleme dersleri alabilirsin. Ana sayfadaki formu doldurarak kolayca kayıt olabilir, istediğin yerden istediğin zaman dil eğitimini sürdürebilirsin.
Try
- Adjective haliyle: Trying ya da untried olarak
- Noun haliyle: Try olarak
- Verb haliyle: Try olarak kullanılır.
Şimdi try kelimesine dair phrasal verb’ler paylaşalım. Try kelimesi günlük hayatta cümle içinde nasıl kullanılıyormuş görelim.

Try to do something
Bir şeyi yapmaya çalışmak.
- He tried to control his voice.
- She was trying not to cry.
- I’m going to try to finish this project by the end of the day.
- Can you try to calm down and explain the problem to me?
Try and do something
Bir şeyler yapmayı denemek.
- Try and take some form of daily exercise.
Try hard/desperately (to do something):
Bir şey yapmak için çok çaba sarfetmek.
- She dabbed at her face and tried hard not to sniff.
- I tried everything to lose weight with no success.
Try your best/hardest (to do something):
Bir şey yapmak için mümkün olduğunca fazla çaba göstermek
- I tried my best to comfort her.
- I tried and tried and eventually I was offered a job.
- Try as he might, he could not get the incident out of his mind.
It wasn’t for lack/want of trying:
Birinin bir şeyi başaramadığı durumlarda, bunun denememiş olmasından kaynaklanmadığını söylemek için kullanılır
- They didn’t get any goals, but it wasn’t for lack of trying.
You couldn’t do something if you tried:
Birinin bir şeyi yapma becerisine veya yeteneğine sahip olmadığını söylerken kullanılır.
- She couldn’t speak French if she tried

Try on:
Uygun olup olmadığını veya iyi görünüp görünmediğini görmek için giysi giymek anlamına gelir.
- I’m going to try on this dress to see if it fits.
- She tried on several different pairs of shoes before she found one that was comfortable.
Try doing something:
Bir şeyler yapmaya çalışmak anlamına gelir.
- They decided they would try living in America for a while.
- Try logging off and logging on again.
Try something new/different:
Genellikle yaptığınızdan veya kullandığınızdan farklı bir şey yaparken veya kullanırken kullanılır
- If I’m going out for a meal, I prefer to try something different.
Try something on somebody/something:
Bir şey ya da biri üzerine çalışırken kullanılır.
- We tried the machine on hardwood and softwood.
- Petra’s trying the baby on solid foods.
Be tried for something:
Bir şey için denenmek.
- He was tried for attempting to murder his wife.
- The defense argued that a regional court was not competent to try their case.
Try to find somebody/ something:
Bir şey veya birini bulmak için bir yere veya kişiye gitmek veya birilerini aramak için kullanılır.
- Sorry, he’s not in. Would you like to try again later?
- Let’s try Mouncy Street. He could be there.
Try your hand at something:
İlginizi çekip çekmediğini veya o işte iyi olup olmadığınızı görmek için yeni bir aktivite denemek için kullanılır.
- If you have the urge to try your hand at a grant, do so!
- Diane has always wanted to try her hand at acting.

Try Eş Anlamlı Kullanımları
Try kelimesiyle aynı anlama gelebilecek bazı kullanımlar mevcut. Bunlar genelde try ile kullanılan ve aynı anlamlarda kullanılan terimler.
Attempt to try to do something:
Bir şeyi, özellikle de zor bir şeyi yapmaya çalışmak. Attempt, try’dan daha resmidir ve özellikle yazılı İngilizcede kullanılır.
- Any prisoner who attempts to escape will be shot.
- He was attempting to climb one of the world’s highest mountains.
Struggle (to try):
Özellikle uzun bir süre çok zor bir şeyi yapmak için çok çabalamak.
- She’s still struggling to give up smoking.
- Many of these families are struggling to survive
See if you can do something:
Bir şey yapmayı teklif ederken veya birinin bir şey yapmasını önerirken kullanılır. Daha çok konuşma dilinde kullanılır.
- I’ll see if I can get you a ticket.
- See if you can persuade her to come.