Will/Would Farkı ve Konu Anlatımı
Şubat 25, 2024
Will kullanım kolaylığı ve anlamının temel oluşu sebebiyle İngilizceyi öğrenmeye başlayan kişilerin yolun başında karşılaştığı ve öğrendiği yapılardandır. Fakat Would daha ileri seviyelerde, daha karmaşık konuların parçası olarak karşımıza çıkar. Bu yüzden İngilizce öğrenenlerin aklında “Will Would farkı nedir?” sorusu yankılanmaktadır. Bu yüzden bu yazımızda Will Would farkına değinecek ve Would’un kullanımını detaylıca inceleyeceğiz!
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English 1.5 milyon kullanıcıya İngilizce öğretmiş ve öğretmeye devam eden, alanında 15 yıllık deneyime sahip bir platform olmanın gücü ile sana ihtiyacın olan tüm fırsatları sunuyor.
Open English’e abone olarak sana ve amaçlarına özel hazırlanan kişisel çalışma planın eşliğinde ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, yabancılar ile konuşma gruplarında pratik yapabilir ve aklındaki her soru için dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Will Nedir?
Will, cümleye gelecek anlamı katan bir Modal fiildir. Simple Future Tense konusu içerisinde de gördüğümüz Will genelde İngilizceyi ilk öğrenmeye başladığımızda gördüğümüz yapılardan biri olduğu için göreceli olarak kolay bir konudur diyebiliriz. Kullanımını özetlemek gerekirse:
Olumlu Cümlede Will
| Özne | will | fiilin yalın hali |
- I will call you when I’m available. (Müsait olduğumda seni arayacağım.)
- She will visit us next week. (Haftaya bizi ziyaret edecek.)
- You will pass your exam. (Sınavını geçeceksin.)
Olumsuz Cümlede Will
| Özne | will not / won’t | fiilin yalın hali |
- I won’t come to school tomorrow. (Yarın okula gelmeyeceğim.)
- He will not go out tonight. (Bu akşam dışarı çıkmayacak.)
- She won’t take the bus tonight. (Bu akşam otobüse binmeyecek.)
Soru Cümlelerinde Will
| will | özne | fiilin yalın hali |
- Will you come to the cinema with me? (Benimle sinemaya gelecek misin?)
- Will she leave the country tomorrow? (Yarın ülkeden ayrılacak mı?)
- Will they play football together? (Birlikte futbol oynayacaklar mı?)
Buraya kadar her şey yolundadır umarız. Will konusunu halihazırda blogumuzda anlatmıştık. Future Tense yazımıza ulaşarak daha detaylı bir şekilde inceleyebilirsin. Fakat öğrenimini bir adım ileriye taşımak ve en doğru, en verimli şekilde öğrendiğine emin olmak istersen seni Open English’e davet ediyoruz.
Open English sana ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir ve dev içerik arşivimize gönlünce erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Would Nedir?
Would, Will’in geçmiş zaman halidir ve farklı anlamlar ve işlevler ile kullanılabilir. Fakat nasıl? Gelecek zaman anlamı veren bir yapıyı nasıl geçmiş zamanda kullanabiliriz? Örneklerimizi incelediğimizde mantıklı gelecektir. Would’un kullanımı yukarıda özetlediğimiz Will kullanımı ile aynı, yalnızca Will’i Would ile değiştirmen yeterli!
Dolaylı Anlatımda Would
Would’un dolaylı anlamda kullanımı fazlasıyla yaygındır. Özellikle ilettiğimiz cümle gelecek zamandaysa, iletirken bu cümleyi geçmişte kurduğumuzda Would’a ihtiyaç duyarız. Would bu durumda hem Will hem Be Going To yerine kullanılabilir.
- He said he would come to my graduation ceremony. (Mezuniyet törenime geleceğini söyledi.)
- She said she would join us for the party. (Parti için bize katılacağını söyledi.)
Cümlemizi incelediğimizde geçmiş zamanda olduğunu ve birinin söylediği şeyin dolaylı olarak iletildiğini görüyoruz. Bu kişinin geçmişte söylediği şey, o zamana göre gelecekte olan bir olay için. Mantığını anladık değil mi?
Geçmiş Alışkanlıklarda Would
Geçmiş zamandaki alışkanlıklarımızdan bahsederken Used To kullanmak yaygındır. Burada da Would’u benzer bir anlamda kullanabiliriz.
- My father and I would go fishing every weekend when I was 7. (7 yaşındayken babamla her hafta sonu balığa giderdik.)
- I would take the bus back home every evening when I was in highschool. (Lisedeyken her akşam otobüsle eve dönerdim.)
Would Like
Would’un en yaygın gördüğümüz kullanımı Would Like kalıbı içerisindedir. Birilerine kibarca bir şey isteyip istemediklerini sorarken ve bu sorulara cevap verirken kullandığımız bu yapı günlük konuşmada sık sık kullanılır.
- Would you like some coffee? (Biraz kahve ister misiniz?)
- I would like a hamburger, please. (Bir hamburger alabilir miyim?)
Would Have
Daha ileri seviye diyebileceğimiz konulardan olan Past Modals içerisinde “Would Have” yapısını da görürürüz. Bu yapıda, geçmişte yapabileceğimiz fakat yapmadığımız şeylerden olan pişmanlıklarımızı anlatırız. Ardından fiilin üçüncü halini kullandığımızı unutmayalım.
- I would have been a national athlete if I hadn’t broken my leg. (Bacağımı kırmış olmasaydım milli bir sporcu olabilirdim.)
- She would have helped you if she had known. (Eğer bilseydi sana yardımcı olabilirdi.)
Open English İle İngilizceni Zirveye Taşı!
Will/Would farkı isimli yazımızın sonuna geldik. Bu konu içerisinde ilgili farklı konulara da kısaca değinmeye çalıştık fakat bu konuları detaylıca öğrenmek istersen ya da genel olarak İngilizceni hayalindeki seviyeye taşımak istersen seni Open English’in ayrıcalıklı dünyasına katılmaya davet ediyoruz.
Open English, alanındaki 15 yıllık deneyimi ve 1.5 milyonu aşkın öğrencisi ile İngilizce öğrenmenin en verimli ve en hızlı yolunu sunuyor. Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan deneyimli eğitmen kadromuzdan 7/24 ders alabilir, canlı konuşma gruplarında yabancılarla, eğitmenler moderatörlüğünde öğrendiklerinin pratiğini yapabilir ve aklındaki sorulara anında cevap almak için dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallere sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
