İngilizce Tekerlemeler ve Türkçe Çevirileri
Ocak 16, 2024
Tekerlemeler, her dilde olduğu gibi İngilizcede de çok sayıda yer almaktadır. Tabii İngilizce öğrenirken tekerlemelerin ne işe yarayacağını düşünüyor olabilirsin. Şu şekilde açıklayabiliriz: Türkçede nasıl küçükken tekerlemeler söyleyerek yeni kelimeler ve kelime telaffuzları öğreniyorsak, aynı durum İngilizce için de geçerlidir.
Ayrıca İngilizce tekerlemeler, yeni kelimeleri daha kolay öğrenmene yardımcı olur ve belirli bir uyum içerisinde olduğu için telaffuz konusunda da kendini hızlıca geliştirmene fırsat tanır.
İngilizceye Dair Her Şey Open English’te
İngilizce tekerlemelere geçmeden önce sana Open English’ten biraz bahsetmek istiyoruz. Artık bildiğin gibi Open English bir online İngilizce platformu…
Bire bir özel dersler, canlı grup dersleri, yapay zeka destekli telaffuz aracı ve daha farklı pek çok özellik ile İngilizce sıfırdan öğrenebilir, sahip olduğun İngilizceyi geliştirebilir ya da TOEFL ve IELTS gibi uluslararası sınavlara hazırlanabilirsin.
Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurman ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemen…
Şimdi İngilizce tekerlemelere geçebiliriz.
İngilizce 5 Tekerleme
Bu yazımızda sana 5 tane İngilizce tekerleme sunuyoruz. Bu tekerlemeleri özellikle de telaffuz ve artikülasyon geliştirmek için efektif bir şekilde kullanabilirsin.

She Sees Cheese
İlk İngilizce tekerlememizle yazımıza başlıyoruz. Kısa ama bir o kadar da eğlenceli bir İngilizce tekerleme…
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| She sees cheese. | O, peyniri görür. |
| Willy’s real rear wheel. | Willy’nin gerçek arka tekerleği. |
| Twelve twins twirled twelve twigs. | On iki ikiz on iki dal döndürdü. |
| A snake sneaks to seek a snack. | Bir yılan bir şeyler atıştırmak için gizlice girer. |
| Cooks cook cupcakes quickly. | Aşçılar çabucak kek pişirir. |
| Eleven benevolent elephants. | On bir yardımsever fil. |
| Four fine fresh fish for you. | Sizin için dört güzel taze balık. |
Wild Vines Make Fine Vintage Wines
Evet sırada biraz daha uzun ama yine keyifli bir İngilizce tekerleme var.
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| Wild vines make fine vintage wines. | Yabani üzüm kaliteli şaraplar yapar. |
| Victor’s friend Vincent rinsed his vests in vinegar. | Victor’un arkadaşı Vincent, yeleklerini sirke ile duruladı. |
| Vincent vowed vengeance very vehemently. | Vincent intikam almaya yemin etti. |
| Wayne went to Wales to watch walruses. | Wayne morsları izlemek için Galler’e gitti. |
| I saw a kitten, eating chicken in the kitchen. | Mutfakta tavuk yiyen bir yavru kedi gördüm. |
| If a dog chews shoes, whose shoes does he choose. | Bir köpek ayakkabıları çiğnerse kimin ayakkabılarını seçer. |
| I scream, you scream, we all scream for ice cream. | Çığlık atıyorum, çığlık atıyorsun, hepimiz dondurma için çığlık atıyoruz. |
| The big bug bit the little beetle. | Büyük böcek küçük böceği ısırdı. |
| Green glass globes glow greenly. | Yeşil cam küreler yeşil renkte yanar. |
I Have Got A Date At A Quarter To Eight
Sıra geldi İngilizce tekerlemeler listesindeki üçüncüye… Biraz daha uzun ama bir öncekiler kadar keyifli bir İngilizce tekerleme…
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| I have got a date at a quarter to eight. | Sekize çeyrek kala bir randevum var. |
| I’ll see you at the gate, so don’t be late. | Kapıda görüşeceğiz, geç kalma. |
| Susie works in a shoeshine shop. | Susie ayakkabı boyacısı dükkanında çalışıyor. |
| Where she shines, she sits | O, Parladığı yerde oturur |
| And where she sits, she shines. | Ve oturduğu yerde parlar. |
| Fuzzy Wuzzy was a bear. | Fuzzy Wuzzy bir ayıydı. |
| Fuzzy Wuzzy had no hair. | Fuzzy Wuzzy’nin saçı yoktu. |
| Fuzzy Wuzzy wasn’t fuzzy, was he? | Fuzzy Wuzzy bulanık değildi, değil mi? |
| How much wood would a woodchuck chuck | Bir dağ sıçanı ne kadar odun taşırdı |
| If a woodchuck could chuck wood? | Eğer bir dağ sıçanı odun taşıyabilseydi? |
| He would chuck, he would, as much as he could, | Taşıyabildiği kadar fazla taşırdı |
| and chuck as much wood as a woodchuck would | Ve bir dağ sıçanının taşıyabildiği kadar fazla taşırdı |
| if a woodchuck could chuck wood. | Eğer bir dağ sıçanı odun taşıyabilseydi. |
| She sells seashells on the seashore. | O, Deniz kıyısı üzerinde deniz kabukları satar. |
| The shells she sells are seashells, I’m sure. | Sattığı kabuklar deniz kabuğu, eminim. |
| And if she sells seashells on the seashore, | Ve eğer deniz kıyısında deniz kabukları satıyorsa, |
| Then I’m sure she sells seashore shells. | O zaman eminim deniz kıyısı kabukları satıyor. |
Peter Pipe Picked A Peck Of Pickled Peppers
Geldik yazımızın 4. İngilizce tekerlemesine. Hadi hız kaybetmeden İngilizce tekerleme alıştırmalarına devam edelim.
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| Peter Piper picked a peck of pickled peppers | Peter Piper bir parça biber turşusu aldı |
| A peck of pickled peppers Peter Piper picked | Peter Piper’ın seçtiği biber turşusu |
| If Peter Piper picked a peck of pickled peppers | Peter Piper bir parça biber turşusu aldıysa |
| Where’s the peck of pickled peppers Peter Piper picked? | Peter Piper’ın aldığı biber turşusu nerede? |
| Betty Botter bought some butter | Betty Botter biraz tereyağı aldı |
| But she said the butter’s bitter | Ama tereyağının acı olduğunu söyledi |
| If I put it in my batter, it will make my batter bitter | Hamuruma koyarsam hamurum acı olur |
| But a bit of better butter will make my batter better | Ama biraz daha iyi tereyağı hamurumu daha iyi yapacak |
| So was better Betty Botter bought a bit of better butter | Betty Botter biraz daha iyi tereyağı aldı |
A Tree Toad Loved A She Toad
Ve karşında son İngilizce tekerlememiz… Bu İngilizce tekerlemeyi de İngilizce telaffuzunu geliştirmek için kullanabilirsin.
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| A tree toad loved a she-toad, | Bir ağaç kurbağası dişi bir kurbağayı severdi, |
| Who lived up in a tree. | Ağaçta yaşayan. |
| He was a three-toed tree toad, | Üç parmaklı bir ağaç kurbağasıydı, |
| But a two-toed toad was she. | Ama o iki parmaklı bir dişi kurbağaydı. |
| The three-toed tree toad tried to win, | Üç parmaklı ağaç kurbağası kazanmaya çalıştı, |
| The two-toed she-toad’s heart, | İki parmaklı dişi kurbağanın kalbini, |
| For the three-toed tree toad loved the ground, | Çünkü üç parmaklı ağaç kurbağası toprağı severdi, |
| That the two-toed tree toad trod. | İki parmaklı ağaç kurbağasının ayak bastığı. |
| But the three-toed tree toad tried in vain. | Ama üç parmaklı ağaç kurbağası boşuna denedi. |
| He couldn’t please her whim. | Onun kaprisini memnun edemezdi. |
| From her tree toad bower, | Onun ağaç kurbağası çardağından, |
| With her two-toed power, | İki parmaklı gücüyle, |
| The she-toad vetoed him. | Dişi kurbağa onu reddetti. |
Yazımızı burada sonlandırırken Open English olarak sunduğumuz %100 online İngilizce kursumuzu yakından incelemek ve detayları öğrenmek istersen, yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Seni kısa sürede arayacağız ve İngilizce eğitimimize dair detaylı bilgi vereceğiz. Hadi durma, hemen İngilizce öğrenmeye başla!


